9 Ocak 2014 Perşembe

Selam Blogum,
Bugün biraz zor bir yazı olacak çünkü görüntüler yazdan kalma baştan uyarayım :D Bu yaz arkadaşımla Çeşmeden Sakız Adasına günübirlik bir gezi yapmıştık. Çeşmeden feribotlar var biz sabah en erken feribotla yani 7,30 feribotuyla yola çıktık,tur şirketinden bir de tur satın aldık, orada gezmek için. Planımız gidip orada bişeyler yiyip sonra denize girmek sonra da tura katılmaktı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve ağustosun ortasında hava çok bulutlu ve rüzgarlıydı, yolun ortasında yani denizin ortasında hava patladı:) neyse sağsalim karaya ayak bastık, yeri öpsek mi diye düşünmedik değil :) Yukarıda ki reside artık varmak üzereydik. Tabi hava çok kötü olunca bizim denize girme işi suya düştü. Sabah saat 8,30 olduğu için hiçbiyerde açık değildi, biraz yürüdük, hatta kaybolduk Allahtan çok büyük biyer değilde çarşısını bulduk. Çarşısı aynı bizim Kemeraltı gibi (İzmiri bilenler bilir de diğerleri için ne desem bilemedim) Neyse saat 9-9,30 gibi dükkanlar açılmaya başladı. Bir cafeye oturduk, bütün yunanlıların yaptığı gibi soğuk frappemizi söyledik (Yunanistanın milli içeceği olmuş bu frappeler küçük-büyük herkesin elinde) bişeyler yedik insanları gözlemledik. Yunanlıların bizden hiçbir farkı yok, zaten çoğuda bir şekilde Türkçe biliyor. Kendinizi hiç rahatsız hissetmiyorsunuz. Sonra biraz çarşısında gezindik, orda da rahat durmadık tabi, ben 3 euro'ya bir etek aldım :) arkadaşımda bir sandalet ve t-shirt aldı o da 10 euro verdi. Tur saati geldi ve otobüslere bindik. İlk durağımız pirgi.
 Pirginin en önemli özelliği bütün evlerin duvarlarının mozaik olmasıymış. Resimlerde de görülüyor sanıyorum.
 Yanda görülen anıt Kristof Colomb için yapılmış.

  Burasıda Kristof Colomb'un kaldığı evin kapısı. Rivayete göre burda foto çektiren herkes Amerika'ya gidiyormuş. Bekleyip göreceğiz :)














Bu da sakızlı gazoz. Köy meydanında dinlenmek için kahve gibi biyere oturduk ve bu gazozdan içtik. Ben beğendim. Tavsiye ederim.

 Taaa oralara kadar gitmişken kendime de bir yakışıklı Yunan erkeği buldum :P

Pirgiden sonra Mesta'ya geçtik oraya bayıldım, inanılmaz güzel daracık taş sokakları var. Tarihi yapıyı korumuşlar.  Aşağıdaki Resimde bir klise görülüyor ama adını unuttum :(
 

  Yukarıdaki mozaleler Mesta'da ki en büyük kilisenin bahçesindeki mozelelr. Bu kilise Hristiyanlık alemi için çok önemliymiş, içer,de foto çekmek yasaktı ama çok ihtişamlıydı.

 Yukarıdaki donurmada bu yaşıma kadar yediğim en güzel ve lezzetli dondurmaydı, sırf  bunu yemek için tekrar gideceğim o kadar yani. Yoğurtlu ve sakızlısını tavsiye ediyorum şiddetle :)
Bahsettiğim daracık sokaklar bunlar işte. Ada eskiden sürekli korsan saldırılarına uğradığı için sokaklar çok dar ve labirent gibiymiş, ama hepsinin birbiriyla bağlantısı varmış.

Mesta'dan sonra yemek yemek için MestaPor'a gittik. Deniz kenarında salaş bir balıkçıya girdik ama herşey çok lezzetliydi ve servis inanılmaz hızlıydı.
 

Bizim tercihimiz ahtapot, kalamar, ızgara mastelo peyniri (bu adaya özgü bir peynir, yumuşak biraz hellime benziyor) greek salata, ev yapımı beyaz şaraptan yana oldu. Tüm bunlara (2 kişilik) 30 Euro verdik, bence uygundu ve lezzetleri çok güzeldi.

Yemekten sonra Armolia köyüne gittik. Burası seramikleriyle ünlü. Bir çok dükkan bulabilirsiniz.

İşte bunlarda adaya adına veren mastik ağacı yani sakız ağaçları. Altlarında gördüğünüz beyazlık dökülen sakızlar kirlenmesin ve daha kolay toplansı diye dökülen kireç. Sakızlar gün doğmadan önce toplanıyormuş, turistlerin ağaçlardan sakız almaları yasak, çünkü çok zor bir işmiş sakız yetiştirmek ve toplamak, Yunan Devleti bunun için sürekli teşvik veiyormuş yerli halka. Bizde Çeşme'de ki sakız ağaçlarının yokedilmeye başlanması oldukça düşündürücü.

İşte Sakız Adası gezimiz böyleydi. Bence gidilip görülebilir hatta 1 gece de kalınabilir. Gece eğlenceleride çok iyiymiş. Umarım sıkılmadın blog, uzun oldu biraz. Sürç-i lisan ettimse affola.

2 yorum:

KoKoŞ KeLeBeK dedi ki...

bence de gıdılıp 1 gece kalınıp huzura doyulup gelınırrr..ne guzeldr adanın havası degıl mı:)

bahar dedi ki...

Evet kesinlikle çok güzeldi, bu yaz umarım kalmayada giderim/gideriz :)